Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Rituel Trans Dans | 07 April 2020

Scroll to top

Top

All
No Comments

Öznel Mutluluk ve Acı-Beden

Öznel Mutluluk ve Acı-Beden
Nurbiye Askar

Hemen her insanda yaşayan eski ama hala fazlasıyla canlı duygunun enerji alanıdır Acı-Beden. Ne var ki, Acı-Beden doğası gereği tekil değildir ve insanlık tarihi boyunca insanların çektiği sayısız acıyı paylaşmıştır der Eckhart Tolle.

Hayatımızda, günlük rutinimizde birçok boyutta ve değişik unsurlar ile etkileşimde bulanabilmekteyiz. Öyle ki çoğu zaman etkileşime girdiğiniz kişinin yanınızda, karşınızda olmasına dahi gerek olmaksızın sizi ne derece etkileyebildiğinin farkına varırsınız, bu bazen bir şahıs bazen bir olay olabilmektedir. Bazı insanların acı bedenleri öyle karanlık enerjiye sahiptir ki, bu enerjinin ve niyetinin farkında olunmadığında Eckhart Tolle’nin “Yeni Bir Dünya” kitabının satır aralarında yer verdiği gibi özellikle hedef alınan pozitif duruşa sahip kişiler bu durumun etkisi altında kalabilmektedir. İşte tam bu noktada az önce de dikkat çektiğimiz gibi  “farkındalık” önemli bir rol oynamaktadır. Benliğimin ve bedenimin farkındaysam dışarıdan gelen yabancı duygu ve düşüncelerin de farkındayımdır ve tüm bunları ayrıştırma becerisine de sahibim demektir. Bu şekilde kendimi istenmeyen dış etkenlerden rahatlıkla sterilize etmiş oluyorum.

Direncimiz bedensel savunma sistemini ayakta tutar. Vitaminler, dinlenmek ve daha birçok tedbir ile bu eşsiz savunma sistemine değer verilir. Direnç düşerse mikroplar bünyede yaşam alanı bulurlar ve daha çabuk nüfuz edebilirler. Ben, öz-bilincin gelişimini direncin yükselmesine benzetiyorum. Öz, ister duyuşsal ister bilişsel olarak desteklensin nihayetinde öznel açıdan güçlü bir farkındalığa ulaşıldıkça acı bedenden bağımsızlaşır, onun için ulaşılmaz hale gelinir ve öznel mutluluk doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkar.

Eckhart Tolle’nin acı beden üzerine yazılarına baktığımızda özellikle şu vurguyu görmekteyiz: “Birçok sebepten ötürü negatif duygu düşünce tavır içerisinde olan kişiler acıdan beslenmeyi seçmektedirler”. Bu beslenme bilinçli bir tercih midir yoksa “iyilik” yönelimli farkındalığın gelişmemesinden ötürü müdür kısmı ise bana göre tamamen ruhsal alanın, psikoloji biliminin araştırma sahasıdır. İşte tam bu noktada, acı beden sahibi ile acı beden sahibi kişinin negatif enerjisi vasıtası ile adeta sömürüsüne uğrayan kişinin iletişim şekli dikkat çekicidir. Negatif kişinin bilinçli şekilde ve isteyerek de olsa bu şekilde beslenerek kendini rahatlattığı vurgusu Tolle tarafınfan sıklıkla yapılmıştır. Tacize uğrayan pozitif birey ise bu durumdan sadece sahip olduğu iyiliğin ve bunun farkındalığını geliştirerek uzaklaşabilmektedir. Kendimce bir katkı olarak; bu cesaret verici “farkındalık” gücünün hem ruhsal hem bedensel bir farkındalık şekli olduğuna inanıyorum. Hissetiğimiz o negatif yapının özümüze kadar rahatsızlık veren hislerinden ve karanlığından, düşünce ve beden gücümüz vasıtası ile bilinçli olarak uzaklaşarak özgürleşebiliriz. İlgi alanım olan trans dans işte tam bu anlamda, farkındalığın iki boyutta yani ruhsal ve bedensel olarak entegre olmuş halde ortaya çıkartıldığı bir yöntem ve öznel mutluluğun kolaylaştırıcısıdır.
Son olarak altını çizmek istediğim bir düşüncem de; pozitif bir bireyin acı beden sahibi bir bireyin kendisinde zaman zaman hüküm sürmesine yol açan -belki de- kendisine ait bilinçaltı kayıtlarının etkisinin göz ardı edilemeyeceği tespitidir. Bu tortulardan kurtulmayı başarmak da pozitif yaşamın kalıcılığını güçlendirecektir.

“Öz” böyle bir şeydir bana göre. Kasırganın ortasında dimdik ayakta; pohpohlanmış bir gururla değil o saflığın yaydığı enerji ile…

Submit a Comment