Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Rituel Trans Dans | 21 November 2018

Scroll to top

Top

All
No Comments

Duyularımız Geliyor!

Duyularımız Geliyor!
Nurbiye Askar

Doğadaki Tüm Canlılar Gibi İnsan da Işıkta Büyür, Karanlıkta Dönüşür. Wibert Alix

İnsanlar 5 temel duyuya sahiptir: görme, işitme, dokunma, koku alma ve tat alma. Genel anlamda görsel duyumuz diğer 4 duyuya göre daha baskın bir şekilde ilk sırada yer almaktadır. Bu durumun istisnası olarak görme engeli kişilerin 4 duyu ile duyumsayarak algıladıkları süreç sonunda çok daha derin bir uyanış yaşadıkları kaydedilmiştir. Halk arasında kullanıldığı şekli ile “körlük”, aslında dramatik bir şekilde otantizmi yani özgünlüğü ve de gerçeği algılama yeteneğini genişletirken, sezgi olarak adlandırdığımız altıncı hissi veya algısal sezileri de geliştirdiği görülür.

Trans dans metodu da, derin bir karanlık ortamı elde etmek için basit araçları geçici olarak kullanarak, aslında yukarıda anlatılan şekli ile netliği genişletebilmeyi başarmak istiyor. Şamanik bakış açısına göre sözkonusu bu karanlık gölgedir. Ve mecazi anlamda gölge, benliğimizin daha henüz gerçekleştiremediğimiz tüm yönlerini sembolize ediyor. Şamanik şekilde yaşamanın birincil amacı; gölge benliğimizin canlandırılması veya ruhun evrimine (tekamülüne) geçebilmektir.

İnziva-i karanlıkta dans ederken çözümsüz gibi görünen problemler ile bunların çözümü arasındaki paralelliği keşfedeceksiniz. Wilbert Alix

Gözlerin tamamen kapatılması trans dans deneyiminin tercih ettiği vazgeçilmez bir teknik durumundadır. Aslında çok daha eski çağlarda trans dans ritüelleri geceleri yapılmakta idi, çünkü “karanlık” bireyin kendi içsel deneyimine, sezgilerine odaklanabilmesi için kaynak durumundadır.

Karanlık; sadece benliğimizin veya özümüzün dışında hiçbir şeyin bulunmadığı, zamanın durdurulduğu trans hali için uyumlanmış bir evre için yaratılmış bir süspansiyon gibidir ve ruh ile bağlantıya geçtiğimiz, “hakikatin” gözler önüne serildiği bir içsel yolculuğu ortaya çıkartır.

Bandana; her katılımcının dikkatinin dağılmasını engelleyen ve kendisine ait deneyimlerine tanıklık etmesine yardımcı olan “manevi” bir araca dönüşür. Bilimsel açıdan değerlendirildiğinde insanın gözleri onun dış çevrede gelişenlere dönük olarak beynine hizmet eden duyusal organı olmaktan ibarettir. Mekanik bir bakış açısı ile adeta en sıcak iletken telidir. Bu baskın ve ezici mevcudiyeti ile diğer duyuların kullanımı nerede ise imkansız hale gelir. “Hakikati görmek” anlamına gelen görmek ise ancak görme duyumuza ait yeteneğimizi askıya aldığımız anda gerçekleşir. Eğer bizim diğer tüm duyu organlarımız da görsel duyu organımız kadar güçlü etkiye sahip olsaydı basiret elde edebilirdik. Bu bakış açısından ele aldığımızda, çok eskilerin “ışıkla kör olmak” söylemini daha iyi anlayabiliriz. Öyle ise diyebiliriz ki; bize sadece “görüntüleri” ve geride kalanı gösterebilen tek bir duyusal yetimize tamamen güvendiğimizde ruhsal olarak sakat hale geliriz. Eğer biz kendimizi “hakikat” boyutunda geliştirmek istiyorsak “geçici” de olsa bu kadar güçlü ve dikkat dağıtıcı bir baskıdan kurtularak kendi derinliklerimizi keşfetmeliyiz.

Yazan: Wilbert Alix, Trance Dance International

Çeviren:  Nurbiye Askar

 

Submit a Comment